Follow by Email

28 Şubat 2014 Cuma

SANAT KURUMLARIMIZ YOK EDİLİYOR!



TÜSAK adlı düzenlemeyi içeren metin Kültür Bakanlığı tarafından yayınlandı.
Tasarının ülkemizin tüm sanat kurumlarını yok eden sanat alanlarını DÜŞMAN İLAN EDEN bir düzenleme olduğu açıktır.

Devlet tiyatroları-opera-bale-senfoni- dansları bitiren,sinema,edebiyat-,müzik,resim, heykel ve özel tiyatrolar alanlarına yeni faşist dayatmalar içeren metin GERİCİLİK BELGESİDİR.

Bakanlığın 3 Mart günü sanat alanlarından SEÇMELER yaparak görüş alacağı biliniyor!
Bu görüşme hiçbir yasal karşılığı ve yaptırımı olmayan GAYRIMEŞRU bir görüşmedir.
AKP ile pazarlık şiddetle REDDEDİLMELİDİR.

Yapılması gereken tasarının geri çekilmesini sağlamak adına sokağa çıkıp eylemler zinciri oluşturmak ve DÜŞMANLIĞI DEŞİFRE EDİP YERE ÇALMAKTIR.


Özgürlük olmadan sanat
Sanat olmadan özgürlük olmaz.

21 Şubat 2014 Cuma

KÜLTÜR SANAT-SEN ile yapılan 3 günlük çalıştay'ın sonuç bildirisi


KÜLTÜR VE SANATA SİYASİ VE EKONOMİK MÜDAHALELERE KARŞI
ALTERNATİFLERİMİZ ÇALIŞTAYI SONUÇ DEKLARASYONU

Kültür ve sanat alanında uzun zamandır birikmiş sorunlarımızı daha da derinleştirecek müdahaleleri masaya yatırdık. İki gün boyunca “KÜLTÜR VE SANATA SİYASİ VE EKONOMİK MÜDAHALELERE KARŞI ALTERNATİFLERİMİZ” Forumu ile kültür ve sanat alanında faaliyette bulunan, içinde Özerk Sanat Konseyi bileşenlerinin de olduğu, dernek, vakıf, meslek örgütü, demokratik kitle örgütü, sendikaların ve bağımsız katılımcıların buluştuğu alternatif bir çözüm programı oluşturmayı amaçladık.

Kültür ve sanat emekçileri olarak yıllardır birikmiş sorunlarımıza çözüm aradık. Türkiye’de kültür ve sanat geleneğini yaratan, Devlet Opera ve Balesi, Devlet Tiyatroları ve Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’ne bağlı kurumların tüzel kişiliklerinin kaldırılmasına ve bağımsız sanat yapabilme olanaklarının ellerinden alınmasına izin vermeyeceğimizi bir kez daha teyit ettik.

Uygar bir ülkede sanat kar ve rant için yapılamaz, devletin sanata desteği olmazsa olmazdır.
Bilim ve sanat özgürdür kurumları özerktir. Sanatın özgürce üretilmesini sağlamak sosyal devletin temel görevlerinden biridir. Ödenekli sanat kurumlarında yapılacak her türlü mevzuat değişiklikleri iktidarların tepeden inmeci yaklaşımları ile değil en demokratik biçimde çalışanları temsil eden demokratik kitle örgütlerinin katılımıyla gerçekleştirilmelidir.
Sonuç olarak:

1- Siyasi iktidarların doğrudan sanatı ve kültürü yöneteceği ve sanatın ticarileştirilmesi anlamına gelen hiçbir yasa taslağını kabul etmiyoruz.
2- Ödenekli sanat kurumları korunmalı ve özerklik anlayışının esas alındığı yasalar yapılmalıdır.
3- Kültür sanat alanındaki demokratik kitle örgütleri tarafından sanat kurultayı yapılmalıdır.
4- Siyasi iktidarların sanat ve kültür alanını tehdit eden hegemonyası ve piyasalaştırma politikalarına karşı örgütlü tepkisi yansıtılmalıdır.
5- TÜSAK yasa tasarısı taslağına karşı gerçekleştirilecek eylem ve etkinliklerin takvimi belirlenecektir.
6-Devlet sanatın nasıl olması gerektiğine müdahale edemez. Sanatın içeriği ve biçimi hiç bir siyasi iktidarın günlük politikalarının konusu yapılamaz. Devlet, siyasi iktidarların değişiminden etkilenmeyecek kalıcı yönetim politikası ile sanata özgür ortam yaratmakla yükümlüdür.
7- Sanat ve kültür alanlarına destek; ihale ve rant sürecine dönüştürülmemelidir. Sanat kurum ve kuruluşlarının belirleyeceği objektif kriterlerle destek oranları oluşturulmalıdır.
8- Bakanlıklarda ve yerel yönetimlerde ilgili kuruluş olarak korunacak ve yeni kurulacak tüm sanat kurumlarının özerklik prensibi, anayasada açık biçimde güvence altına alınmalı, uygulanmalıdır.
9- Ödenekli sanat kurumlarında iş güvencesiz istihdam kabul edilemez
10- Sanat kurumlarında esnek, güvencesiz, sendikasız ve angarya çalışma biçimlerine son verilmelidir. Bu konuda verilecek mücadele, kültür ve sanat için verilen mücadelenin ayrılmaz parçasıdır.
11-Sansür ve yasaklamalar asla kabul edilemez. Sansürle mücadele kültür ve sanat emekçilerinin en temel görevidir.
12- Siyasi iktidarların “genel ahlak kuralları” sanat için bir ölçüt olamaz.
13- Özerk sanat konseyinin hazırladığı yasa tasarısı taslağı güncellenmeli ve baz alınarak değerlendirilmelidir.


Kültür Sanat-Sen
Tmmob - Mimarlar Odası
Türkiye Barolar Birliği
İstanbul Barosu
Oyuncular Sendikası
Sine-Sen
Türkiye Yazarlar Sendikası
Özerk Sanat Konseyi
Tobav
Detis
Tomeb
İştisan
Opsod
Tiyatro Platformu
Türkiye Tiyatrolar Birliği
UPSD Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği
Sanatçılar Girişimi
Sen-Der
Güzel Sanatlar Birliği Resim Derneği
Red Fotoğraf Grubu
Alternatif Tiyatro Platformu
Heykeltraşlar Deneği
Tiyatro Eleştirmenleri Birliği
Pen Türkiye
Hamur Mizah ve Karikatür Grubu
Evrensel Kültür
Emin Türk Eliçin Kültür Sanat Vakfı
Karikatürcüler Derneği
SeneristBir

Karşı Sanat Çalışmaları

14 Şubat 2014 Cuma

'Tanrıyı suçlarına ortak ediyorlar'




Çamlıca Tepesi'ne camii yapılması ve ticarete açılmasına karşı kampanya başlatan sanatçılar ve Mimarlar Odası dün basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklama da Çamlıca Tepesi'nin "yağma ve rant çılgınlığı"na kurban gitmemesi için tüm İstanbul yardıma çağrıldı.
Kadir Şentürk - soL
TMMOB Mimarlar Odası Genel Başkanı Eyüp Muhcu, Yazar Ataol Behramoğlu, Tiyatro Sanatçısı Orhan Aydın ve Şair Nihat Behram'ın çağrısıyla başlatılan Çamlıca Tepesi'ne yapılacak camiiye karşı "Çamlıca Tepesi büyük insanlığı yardıma çağrıyor" kampanyası için dün TMMOB Karaköy Şubesi'nde basın toplantısı düzenlendi. Şair Nihat Behram yurt dışında olduğu için basın toplantısına katılamazken, katılımcılar arasında basın mesupları, mimarlar ve sanatçıların yanı sıra, TKP İBB Başkan adayı Aydemir Güler vardı.
Orhan Aydın'ın okuduğu basın açıklamasında İstanbul'un ve topografyasının en önemli simgesel varlıklarından biri olan Çamlıca Tepesi'nin yargı süreçlerine, ulusal ve uluslarası ortamlarda tepkiler almasına ve sorumluların uyarılmalarına rağmen inşaat çalışmalarının durdurulamadığına dikkat çekildi.
Yapılacak camiinin, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Yasası 2960 Sayılı Boğaziçi Kanunu 3194 Sayılı İmar Yasası'na aykırı olduğu da vurgulandı. Açıklamada, "İmar mevzuatımız ve evrensel koruma hukuku ve ilkeleri ile değerleri güvence altında olan Çamlıca Tepesi ile ilgili bütün hukuk ve mevzuat yok sayılarak mutlak yapı yasağı alanında kalan ve İstanbul'un kentsel kimliğinin simgesel ve karakteristik öğelerinden biri olan Çamlıca bölgesine önerilen Turizm Alanı fonksiyonu ile kamu yararı açıkça ihlal edilmiştir. Daha geç olmadan bu çılgınlığa birlikte kulak verelim ve bu çılgınlığı birlikte durduralım" denildi.
Ataol Behramoğlu ise, uyulmayan kanunlara dikkat çekti. Behramoğlu, bu yapılanın bir gasp, ele geçirme olduğunu, AKP hükümetinin Tanrı'yı suçlarına ortak ettiklerini söyledi.
Eyüp Muhcu, Çamlıca'nın İstanbul'u sevmenin en önemli nedenlerinden biri olduğunu ve toplumsal değerlere sahip çıkmak gerektiğini belirttirken, şehre Ankara'dan Başbakan tarafından alınan kararlarla müdahale edilmekte ve organize bir suçla yok edilmekte olduğunu söyledi.
Orhan Aydın, bir arada yaşama kültürümüzün üstüne atılan kezzap ve rant alanı haline getirilen siyasal namussuzluğu reddettiğini söyleyerek, "Çamlıca'nın bizim için başka bir anlamı var. Romanlara şiirlere konu olmuş binlerce film çekilmiş. Önce bu edebiyat eserlerine sahip çıkması gereken sanatçılar, şehrine sahip çıkmalı. Tarihi yaşanmışlıkların üzerine giden bu faşizan yaklaşıma karşı mücadele etmelidir" dedi.

12 Şubat 2014 Çarşamba

BASIN TOPLANTISINA ÇAĞRI !





Çamlıca Tepesi büyük insanlığı yardıma çağırıyor!




Başbakan R. Tayyip Erdoğan’ın talimatına bağlı olarak Çamlıca Tepesi 4 Haziran 2012 günü TC Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından ulusal ve evrensel koruma ilkeleri, hukuku, mevzuatları yok sayılarak, hiçbir kurum, kuruluş görüşü alınmadan, 644 sayılı KHK gerekçe gösterilerek "resen" onaylanmıştır.


Yapılan planla tamamı kamuya ait yaklaşık 150.000 m2’lik doğal sit alanının yarısı “dini tesis”, diğer yarısı ise “ticaret ve turizm” fonksiyonlarında yapılaşmaya açılmıştır.


İstanbul'un ve topografyasının önemli simgesel peyzaj varlığı ve eşsiz doğal sit alanı olan Çamlıca Tepesi’nin yağmalanması yargı süreçlerine, ulusal ve uluslararası ortamlarda tepki ve eleştiriler almasına ve sorumluların uyarılmalarına rağmen inşaat çalışmalarının durdurulması başarılamamıştır.


Bu kapsamda Çamlıca Tepesi’nin “yağma ve rant çılgınlığı”na kurban gitmemesi için başlattığımız kampanya çerçevesinde düzenlediğimiz basın toplantısına katılımınızı dileriz…


Saygılarımızla.




Kampanyayı başlatanlar:
Ataol BEHRAMOĞLU, Nihat BEHRAM, Orhan AYDIN, Eyüp MUHCU




Toplantı tarihi : 14 Şubat 2014 Cuma Saat : 11.00

Toplantı yeri : Mimarlar Odası Karaköy Hizmet Binası

7 Şubat 2014 Cuma

YARDIM EDİN TALAN DURSUN... ÇAMLICA TEPESİ BÜYÜK İNSANLIĞI YARDIMA ÇAĞIRIYOR..!



Değerli medya mensupları, sevgili arkadaşlar,

AKP yönetimi suç işlemeye devam ediyor.
Yargı kararlarına rağmen Çamlıca Tepesi katledilmeye başlandı.
Cinayeti durdurmak için imza kampanyası ve eylemler dizisi başlatıyoruz.
İmzaya açılan metin aşağıdadır.
Özel internet sitemiz kısa süre içinde açılacak.
Yoğun desteğinizi bekliyoruz.

Sanatçılar Girişimi



YARDIM EDİN TALAN DURSUN...
ÇAMLICA TEPESİ BÜYÜK İNSANLIĞI YARDIMA ÇAĞIRIYOR..!
Sadece kısa erimde “rant elde etmek amacıyla “ortak akıl, çağdaş bilimsel ölçütler, demokrasi ve hukuk normları” yok sayılarak alınan “yağma ve rant” kararları ile yaşam değerlerimiz ve toplumsal geleceğimiz yok ediliyor.

Bu kapsamda taşıdığı değerler nedeniyle UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan İstanbul'umuzun eşsiz siluet, topoğrafya ve coğrafya değerleri sorgusuz ve acımasız imar faaliyetleri ile tahrip edilmektedir.

Aynı anlayışla; dünyanın eşsiz siluetinin özgün bir parçası ve İstanbul’un tarihi, kültürel ve doğal değerleri olarak yüzyıllardır korunmaya çalışılan Çamlıca Tepesi, son yıllarda alınan kararlarla ve hızla yok edilmektedir.

Son olarak 29 Mayıs 2012 tarihinde Başbakan R.Tayyip Erdoğan’ın “Çamlıca Tepesi’ne tüm İstanbul’dan görülebilecek bir cami yapılacağını” açıklamasıyla yeni bir “betonlaşma” girişimi başlatılmış ve ardından Tepe 4 Haziran 2012 günü TC Çevre ve Şehircilik Bakanlığı marifetiyle “Özel Proje Alanı” olarak ilan edilmiştir.

Plan kararı”, söz konusu Bakanlık tarafından ulusal ve evrensel koruma ilkeleri, hukuku, mevzuatları yok sayılarak, hiçbir kurum, kuruluş görüşü alınmadan, 644 sayılı KHK gerekçe gösterilerek "resen" onaylanmıştır. Yapılan planla tamamı kamuya ait yaklaşık 150.000 m2’lik doğal sit alanının yarısı “dini tesis”, diğer yarısı ise “ticaret ve turizm” fonksiyonlarında yapılaşmaya açılmıştır.

Mimarlar Odası ve Şehir Plancıları Odası tarafından taşıdığı sakıncalar nedeniyle “plan”ın iptali amacıyla dava açılmış ve yargı süreci devam etmektedir.

Gelinen aşamada İstanbul'un ve topografyasının önemli simgesel peyzaj varlığı ve eşsiz doğal sit alanı olan Çamlıca Tepesi’nin yağmalanması yargı süreçlerine, ulusal ve uluslararası ortamlarda tepki ve eleştiriler almasına ve sorumluların uyarılmalarına rağmen inşaat çalışmalarının durdurulması başarılamamıştır.

Bugün, Çamlıca Tepesi, “yağma ve rant çılgınlığı”na kurban gitmemek için büyük insanlığı acil olarak yardıma çağırmaktadır. Daha geç olmadan bu çığlığa birlikte kulak verelim. Bu çılgınlığı birlikte durduralım…
Kampanyayı başlatanlar:
Ataol BEHRAMOĞLU, Nihat BEHRAM, Orhan AYDIN, Eyüp MUHCU